KoronerKalp Hastalığı ve Beslenme

Koroner Kalp Hastalığı ve Beslenme

            Kalp kasını besleyen damarlar koroner damarlardır. Bu sistemdeki bozukluk koroner damar hastalığı olarak adlandırılır.

            Kalbimiz atar damarlar ve toplar damarlar sistemi ile yaşamsal organlarımızı besleyen temel organımızdır. Koroner damar hastalığı çeşitli nedenlerle, damarların iç duvarlarında yağ birikimi ve damar içerisinde plaklar oluşması ile ortaya çıkar. Bu daralmalar nedeniyle de damarlar içindeki bir pıhtı kalp krizi sonucu doğurabilir.

RİSK FAKTÖRLERİ

DEĞİŞTİRİLEMEYEN RİSK FAKTÖRLERİ

YAŞ

Yaşın ilerlemesiyle birlikte birey için kalp hastalığına yakalanma riski artmaktadır.. Kalp hastalığına yakalanma riski erkeklerde 45 yaş ve üstü iken bayanlarda menapozla birlikte 55 yaş ve sonrası görülme sıklığı artmaktadır.

CİNSİYET

Yapılan çalışmalara göre; 35-44 yaş grubu erkeklerde görülme sıklığı aynı yaş grubundaki bayanlara göre 3 kat daha fazladır.

AİLE ÖYKÜSÜ

  1. derece akrabalarda; erkekte 55 yaş ve altı, kadında 65 yaş ve altında kalp damar hastalığı görülmesi risk oluşturmaktadır.

DEĞİŞTİRİLEBİLEN RİSK FAKTÖRLERİ

SİGARA

 En önemli risk faktörlerinden biri olan sigara kullanımı ülkemizdeki yaygınlığı nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Sigara kullanımı kardiyovasküler hastalık riskini iki kat artırmaktadır.          Çevresel sigara dumanına maruz kalan bireylerde de (pasif sigara içicileri) kalp hastalığı riski artmaktadır. Kalp krizi geçiren kişilerin sigaraya devamı durumunda tekrarlama ve ani ölüm riski yüksektir. Oysa kalp krizi geçirmiş olgularda sigaranın bırakılmasını takiben birinci yılda kardiovasküler risk yarı yarıya azalmakta ve ikinci yıl içinde de bu risk, hiç içmeyenler düzeyine inmektedir.

KOLESTEROL

Kandaki yüksek kolesterol seviyeleri kan damarlarının duvarlarına zarar verir. Damar çeperinde birikerek plaklar oluştururlar. Biriken kolesterol damarları daraltır. Bu da kalp, beyin ve diğer organlara oksijen taşıyan kanın geçişini kısıtlar. Beyne ve kalbe giden damarları sertleştirirler (arteriosklerosis).. Genellikle üst sınır olarak 180-200 mg/dl kabul edilir.

LDL ( KÖTÜ KOLESTEROL )

Kalp damar hastalığı, periferik damar hastalığı ya da diyabeti olan hastalarda 100 mg/dl’nin altında olmalıdır.           

HDL ( İYİ KOLESTEROL)

Görevi damarlardaki hücrelerden kullanılmayan kolesterolü uzaklaştırarak, yeniden karaciğere taşımaktadır. Bu nedenle HDL miktarının yükseltilmesi çok önemlidir. Erkeklerde 40 mg/dl, kadınlarda 50 mg/dl’nin üzerinde olması gerekmektedir. Yükseltilmesi için; zayıflama, sigaranın kesilmesi, fizik aktivitenin arttırılması ve bir grup ilaç kullanılması gerekmektedir.

TRİGLİSERİD

Yüksek trigliserid düzeyi kalp hastalığı riskini artırmaktadır. Trigliserid seviyesi 150 mg/dl nin altında olmalıdır.

HİPERTANSİYON

Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, kan basıncı yüksekliğine daha sık rastlanır. Kalp hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biridir. Tansiyon seviyenizin 120/80 mmhg ve altında tutulması önerilmektedir.

OBEZİTE
Obezite kalp damar hastalıklarının gelişmesine yol açan önemli bir risk faktörüdür. Özellikle karın çevresi yağ dokusu risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Bel çevresinin kadında 84 cm, erkekte 97 cm ve üstünde olması durumunda abdominal obezite tanısı konur.

FİZİKSEL AKTİVİTE AZLIĞI

Koroner arter hastaları egzersiz programlarından oldukça fayda görürler. HDL kolesterolün yükseltilmesi ve obezitenin tedavisinde çok önemli rol oynar. Yapılacak fizik egzersizin tipi, sıklığı, şiddeti ve süresi önemlidir ve kişinin hastalık düzeyine göre bireysel olarak, doktorunuz tarafından önerilen şekilde olmalıdır.

KALP SAĞLIĞI AÇISINDAN BESLENME ÖNERİLERİ                 

1)Yağlar

  • Günlük yağ gereksinimimizi, zeytinyağı ile birlikte diğer bitkisel yağlardan eşit oranda karıştırıp yemeklerde bu karışımı kullanarak karşılayınız.
  • Fındık, badem, ceviz gibi yağlı tohumlar kalp sağlığı açısından değerli yağ asitlerine sahip olduğu için beslenmenizde bunlara yer veriniz. Yalnız yağlı tohumların da yağ içeriğinin yüksek olduğu ve fazla miktarda tüketilmesi obeziteye sebep olabileceğinden dolayı tüketiminizi 2 adet ceviz veya 6 adet fındık, fıstık, badem ile sınırlayınız.
  • Besinlerde bulunan ve görünmeyen doymuş yağları azaltmak için et, süt, yoğurt ve peyniri az yağlı veya yağsız tercih ediniz.

2) Et grubu besinler

  • Yağsız kırmızı eti haftada 1-2 kez tüketmenizi öneriyoruz fakat hastalarımızda kırmızı et kötü bir besindir hiç tüketilmemelidir, beyaz et iyidir istenildiği kadar tüketilebilir gibi düşünceler oluşabilmektedir. Tavuk ve balık ta hayvansal gıdalardır ve belirli miktarda kolesterol içermektedir. Önemli olan ne sıklıkta ve ne miktarda tükettiğinizdir.
  • Kırmızı eti yağsız dana eti olarak tüketiniz.
  • Tavuğun derisini ve yağlı kısımlarını ayırınız.
  • Etinizi ızgara, haşlama, fırında pişiriniz veya yemek içinde kullanınız.
  • Karaciğer, böbrek ve beyin gibi kolesterolü fazla olan etlerden uzak durulmalıdır.

      3) Posalı besinler (sebze, meyve ve bakliyatlar)

  • Posa, besinlerin sindirilmeden atılan kısmına denir. Posa kolesterolün vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  • Beslenmenizde posa tüketiminizi artırmanız için; meyve, sebze ve salata tüketiminizi artırınız. Günde 2-4 porsiyon pişmiş veya çiğ sebze tüketiniz. Beyaz ekmek yerine kepekli, çavdar veya yulaf ekmeğini tercih ediniz. Pirinç pilavı yerine bulgur pilavını tercih ediniz. Kabukları ile yenebilen meyveleri kabuğuyla birlikte tüketiniz. Meyve suyu içmek yerine meyvenin kendisini yiyiniz. Kurubaklagillere beslenmenizde haftada 2-3 kere yer veriniz.

      4) Tatlılar

  • Tatlı tüketmek isterseniz ağır hamur tatlıları yerine protein ve kalsiyum içeriği yüksek, az yağlı sütten yapılmış sütlü tatlıları tercih ediniz.
  • İçeceklerinizi şekersiz içmeye çalışın.
  • 2 tatlı kaşığından fazla bal, reçel veya pekmez tüketmeyin.

     5) Yumurta

  • Haftada 2 kez 1 tam yumurta tüketiniz.
  • Yumurtayı haşlanmış veya yağsız tavada omlet olarak yapınız.

     6) Beslenme alışkanlığı

  • Günde 3 ana, 3 ara öğün olmak üzere toplam 6 öğünde besleniniz.
  • Güne yayarak 8-10 bardak suyu mutlaka içiniz.
  • Tuz tüketiminizin günde 4-6 gramı ( 1 çay kaşığı ) aşmamasına özen gösteriniz.
  • Yemeklerinizi yavaş çiğneyiniz, öğün atlamayınız.
  • Alkollü içecekler, meşrubatlar, kola, gazoz, hazır meyve suları tüketmeyiniz.      

Bu konuda daha detaylı bilgi için, size özel bir diyet programı ile günlük tüketmeniz gereken besin grupları ve miktarlarını öğrenmek üzere beslenme ve diyet polikliniğimizden destek alabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir