Kurban Bayramı Diyeti

Kocaman aileleri biraraya getiren , elbirliğiyle hazırlanan birbirinden lezzetli sofralar ve kötü
duyguların kurban edildiği, küslerin barıştığı sevgi ve huzur kokularına et kokularının karıştığı
bayramımızdır Kurban bayramı.
Fakat bu huzurumuz; ağrıyan mideler, yükselen tansiyon, kan kolestrol ve glukoz değerleri,
hazımsızlık şikayetleri, bayramda aldığımız kiloları nasıl vericez telaşeleri gibi durumlarda
kaçabilmektedir. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için yapmamız gereken şey aslında çok basit:
PORSİYON KONTROLÜNÜ ELDEN BIRAKMADAN SAĞLIKLI VE LEZZETLİ SOFRALARI
TERCİH ETMEK..

 Kırmızı et ölçülü yendiği sürece iyi bir protein, demir ve B vitaminleri kaynağıdır. Fakat
doymuş yağ ve kolesterolce zengindirler. Yağlı kısımları ayrılmış bile olsa 100 gr etin
yaklaşık olarak 20 gramı görünmez yağlardan oluşmaktadır. Bu nedenle eti pişirirken yağlı
öğünler hazırlamaktan kaçınmalı, özellikle de iç yağlar lezzet vermek amacıyla
kullanılmamalıdır. Ayrıca etlerden daha yağlı olan sakatat tüketimine de dikkat edilmelidir.

 Kırmızı et C ve E vitaminlerini içermezler. Öğünlerimizde tüketeceğimiz yağsız ve bol
limonlu salatalar, hem porsiyonumuzu küçülterek daha az kalori almamızı hem de
içeriğindeki C vitamini sayesinde etteki demir emilimini artırmamızı sağlayacaktır. C
vitaminini taze sıkılmış meyve sularıyla da alabiliriz fakat bunların şeker içeriğinin çok
yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bununla birlikte yemek sonrasında yapılan çay keyiflerini
yemek yedikten en az 45 dakika sonraya bırakmalıyız. Çünkü çayda bulunan tanenler etteki
demir emilimini azaltmaktadır.

 Bayram sabahı kurbanın kesilmesi telaşıyla kahvaltılar atlanabilmektedir ya da tam tersi çok
yoğun olabilmektedir. Güne zinde başlayabilme ve diğer öğüne kadar çok acıkarak fazla
yememizi engelleyebilmek adına hafif de olsa bir kahvaltı yapılmalıdır ve yağlı-şekerli hamur
işlerinden uzak durulmalıdır. Bireye göre farklılıklar göstermekle birlikte 1-2 dilim ekmek +
1-2 dilim peynir ve söğüş sebzelerle ya da 1 su bardağı süt-yoğurtla hazırlanan meyveli yulaflı
karışımlarla hafif, sağlıklı ve pratik bir kahvaltı yapılabilir.

 Etler sindirimi zor olan besinlerdendir ve kesim günü etlerde ölüm katılığı meydana
gelmektedir , bu durum da etin pişmesini ve sindirilmesini daha da zorlaştırmaktadır. Bu
durumda özellikle sindirim sistemi problemleri yaşayan kişilerin en azından et kesildikten 24
saat sonra eti tüketmeleri gerekmektedir.

 Etin sindirimini kolaylaştırmak için baharatlardan yararlanılabilir. Bunun için kekik, pulbiber,
kimyon, biberiye, zencefil, zerdeçal,sarımsak ve köri tercih edilebilir.

 2-3 litre kadar su içmeyi her zaman olduğu gibi ihmal etmemek gerekmektedir. Su
tüketimimizi farkında olmadan azaltan fazla çay, kahve, asitli içecekler, meyve suları ve
alkolden uzak durulmalıdır.

 Etin yanında beyaz ekmek, pirinç, makarna yerine bulgur, esmek pirinç, tahıllı ekmekler ya da
kinoalı – karabuğdaylı salata tercih edilebilir. Böylelikle hem iştah kontrolüyle birlikte kalori
alımızını dengelemiş olursunuz hem de lif alımınızı artırarak metabolizmanızı hızlandırmış
olursunuz.

 Gün içerisinde kalsiyum ihtiyacımız için süt ürünleri ihmal edilmemelidir. Özellikle ara
öğünlerde tercih ederek hem ara öğünlerini atlamanıza hem de kalsiyum alımınızın yetersiz
olmasına engel olabilirsiniz.

 Yüksek ısıda, uzun süre ve kızartılarak hazırlanan etler kanserojen maddelerin oluşumuna
sebep olacağı gibi etin lezzetinde de azalmaya yol açabilmektedir. Bu nedenle orta ateşte,
fırında, ızgarada ya da haşlama şeklinde kendi yağında pişen etler daha lezzetli ve sağlıklı
olacaktır. Ayrıca mangal yapılacaksa etlerle ateş arası mesafe 15 cm olmalıdır. Böylelikle etin
vitamin ve mineral kaybını, kanser oluşum riskini azaltırken etin dışını yakmadan, iç
kısımlarının da daha kolay pişmesini sağlayacaksınız.

 Etlerinizi hazırlarken sebze ve et için kullanılan doğrama tahtası ayrı olmalıdır. Çünkü,  çiğ et
kesilen tahtada oluşan bakteriler aynı kesme tahtasında kesilen sebzelere de geçerek
çapraz bulaşma gerçekleşmektedir.

 Etlerin tamamının kısa sürede tüketilmesi mümkün olmadığı için sağlıklı depolama kurallarına
dikkat edilmelidir. Etler büyük parçalar halinde değil de kıyma ya da kuşbaşı halinde tek
pişirimlik olarak buzdolabı poşetlerinde ya da yağlı kağıtlara sarılarak buzdolabının buzluk
kısmında (-2 derecede 3-5 gün) veya derin dondurucuda (-18 derecede 3-6ay) saklanmalıdır.

 Ayrıca saklanan etlerin çözdürülme işlemine de dikkat edilmelidir. Çünkü etler potansiyel risk
taşıyan gruptadırlar ve yanlış çözdürülmeleriyle etlerde birçok mikroorganizma
üremeyebilmektedir. Bu nedenle oda ısısında ve kalorifer üzerinde çözmeye çalışmak ve
çözünen etin tekrardan dondurucuya konulması gibi durumlar ciddi risk taşıyabilmektedir.
Yapmamız gereken ise önceden tek pişirimlik ayarlanan etlerimizi dondurucudan alarak
buzdolabı kısmında çözdürmek ve çözününce hemen pişirmektir.
 Bayramların vazgeçilmez tatlarından olan tatlıların , bayram sonrası yağlanan bedenlerimiz
sebebiyle ağzımızın tadını kaçırabileceğini unutmadan hareket etmeliyiz. Yağlı şerbetli tatlılar
yerine sütlü tatlılar, ortalama 40 gram kadar bitter çikolata , meyveler ya da sıcak günlerimizi
serinletecek olan dondurmalar tercih edilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir