Acaba Obez Miyim?

Sağlığı olumsuz etkileyen kompleks ve multifaktöriyel bir hastalık olarak kabul edilen obezite, günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci en önemli nedenidir.

Obezite,;

tip 2 diyabet ve prediyabet olmak üzere

kalp-damar hastalıkları

hipertansiyon (HT)

 hiperlipidemi (HL)

 serebrovasküler hastalık

çeşitli kanserler

obstrüktif uyku-apne sendromu

non-alkolik karaciğer yağlanması

 gastroözofageyal reflü

 safra yolları hastalığı

polikistik over sendromu

infertilite

osteoartroz

depresyon gibi birçok sağlık sorununa neden olarak sağlık harcamalarını arttırmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 1998 yılında obezitenin 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunu olacağını bildirmiştir. Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Risk Faktörleri İşbirliği (Non Communicable Diseases Risk Factor Collaboration: NCD-RisC) Grubu’nun yaptığı tahminlere göre dünya çapında yetişkin (18 yaş ve üzeri) nüfusta, yaşa göre standardize edilmiş obezite prevalansı, 1975 yılından 2014 yılına erkeklerde üç kat, kadınlarda ise iki kat artmıştır. DSÖ’ye göre, dünya genelinde 2016 yılında 1,9 milyar fazla kilolu ve 650 milyon obez yetişkin olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde de obezite sıklığı hem yetişkin hem de çocuk ve adolesanlarda giderek artmaktadır. Obezite, yüksek enerji alımına sekonder olarak vücutta aşırı yağ birikimi ile gelişir.

Obezite tanım ve derecelendirmesinin beden kitle indeksi (BKİ)’ne dayanarak

 “BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m2 )”

formülü ile değerlendirilir.

Yetişkinlerde BKİ sonucuna göre değerlendirmeler şöyledir:

Zayıf                                                     <18,50 kg/m2

Normal                                                              18,5 – 24,99 kg/m2

Fazla kilolu                                           25,00 − 29,99 kg/m2

Obez                                                   ≥30,00 kg/m2

 Hafif obez                                        30,00 − 34,99 kg/m2

Orta derecede obez                          35,00 − 39,99 kg/m2

Morbid obez                                     40,00 – 49,99 kg/m2

Süper obez                                        ≥50,00 kg/m2

Lütfen siz de BKİ değerlerinizi hesaplayıp, hangi gruba dahil olduğunuzu görün.

Ülkemizde obezite hızla artmaktadır. Türkiye, Avrupa’da yetişkin obezitesinin en sık

görüldüğü ülkedir.

Obezite, yetişkinlerin yanısıra çocukluk ve adelosan döneminde de artmaktadır. Bu

dönemdeki obezitenin, yetişkin yaşlardaki obeziteye öncülük ettiği bilindiğinden

koruyucu hekimliğin önemli bir hedefi de çocukluk ve adolesan döneminde kilo alımını

engellemektir.

BKİ, obezite tanısında en yaygın kullanılan ölçüttür evet ama sadece kaba bir orandır ve

Abdominal ( bel çevresi ) yağ kitlesini tam olarak hesaba katmaz. Bel çevresi ölçümü bu açıdan daha duyarlıdır.

Bel çevresi ölçümü abdominal yağ miktarını daha iyi belirlemek ve kardiyovasküler riski tespit etmek için avantaj sağlarlar. Ayrıca bel çevresi değerleri yaş, cinsiyet ve kas kitlesi gibi karıştırıcı faktörlerden etkilenmez. Kilolu ve obez olmayı belirleyen bel çevresi kesme değerleri kadın ve erkekler için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Anılan bu nitelikler bel çevresi ölçümüne BKİ’ye göre önemli üstünlük sağlar. BKİ değerleri 25-35 kg/m2 arasında olan kişilerin bel çevresi değerlerini bilmek, obezite tanısını doğru koymak için önemlidir. Ancak BKİ>35kg/m2 olduğunda bel çevresi ölçümünün herhangi bir anlamı kalmaz. Bu BKİ değerinin üzerindeki herkesi obez olarak kabul etmek mümkündür.

Kilo fazlalığı ve obezite tanısı için ülkemizde kullanılması önerilen bel çevresi değerleri

Kadınlar:

Fazla Kilolu>80 cm

Obez>90 cm

Erkekler:

Fazla Kilolu>90 cm

Obez>100 cm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir