diyetisteyn nihal keles

BİR DİYETİSYEN; GEBELİK VE PANDEMİ

Çoğunuz biliyorsunuzdur; çok şükür ki 2 tane sağlıklı ve tatlı mı tatlı çocuğumuz var. Bu yıl biri 8 diğeri 6 yaşını bitiriyor. Artık bebek özlediğimizi de düşünmeye başlamıştık ki 3. çocuk haberi bizi çok sevindirdi. Beklediğimiz bu haberi Mart ayının başında evde kendim yaptığım test ile öğrenip, kanda Beta HCG hormonuyla da bir kez daha test etmiştik.

——Anne adaylarına tavsiyem; idrar testinde ‘pozitif’ gördüğünüz anda hamileyim moduna girmeyin. Çünkü gebelik tam manası ile kese oluşumunu da gözledikten sonra, kesenin içinde bebeğin oluşumunu da gözlemlemek ve kalp atışlarını duymak ile teşhis edilmektedir. Bir çok anne adayının idrar testinde çift çizgiyi görmesiyle hamileyim diye sevinmesi fakat sonrasında kesenin oluşmaması durumu oldukça yaygındır. Bunun dışında kese oluşsa dahi bebek gelişimi olmayabilir bu duruma ‘ anembriyonik gebelik ‘ yani ‘ boş gebelik kesesi ‘ denilir ki bu durum heveslenmiş ve inanmış anne adayını çok üzebilir, o nedenle ilk dönemde biraz garantici ve ketum olmanızı tavsiye ederim. 

Gebeliği öğrendikten çok kısa bir süre sonra dünyadaki coronavirüs salgını nedeniyle pandemi ilan edilmesi, sonrasında okulların tatil edilmesi ve evden çalışmaya başlamamız ile evlere kapandık. Bu hamile bir kadın için zorlukları olan bir durum olsa da avantajları benim için çok daha fazla oldu. Birincisi mide bulantısı ve uyku hali ile gezen bir yeni hamilenin zamanını evinde geçirmesi durumuydu ki ben bunu daha önceki hamileliklerimde hiç deneyimleyememiştim. Geriye dönüp pandeminin ilk günlerini düşününce baş dönmesi, aşırı koku hassasiyeti yanında, hiç kimsenin seyrini tahmin edemediği bir salgının stresini bir arada hatırlıyorum. Bu sürecin evde geçmesinin ikinci avantajı ise hamileliğini ilk günden duyurmak istemeyen koruyucu ve bu durumun aileye özel olduğunu düşünen bir tarafımın olmasıydı. Çok yakın bir kaç arkadaşım dışında hiç kimse bilmiyordu. 

Bu dönemin en büyük dezavantajı ise; daha önceki iki doğumumu da yaptıran ve annem gibi sevdiğim doktorumun çalışmıyor olması oldu. Evime çok yakın bir tıp merkezinde başka bir hekim ile o güne kadarki takibimizi yaptık. 

Eve kapandığımız ilk günlerde marketten gelen poşetleri bile bir gün balkonda bekletip ambalajlarını yıkayıp yerleştiriyorduk. Çünkü bu virüsün ne kadar ölümcül olacağı, çocuklarımıza, büyüklerimize, hamilelere ne gibi zarar vereceğini henüz bilmiyorduk. Bildiğimiz şey, yaşlıları ve kronik hastalığı olanları, yani immün sistemi daha düşük olan bireyleri kaybetme olasılığımızın çok yüksek olduğuydu. Anne ve babalarımızı düşündüğümüz için onları bile ziyaret etmez olmuştuk. 

Ama gebeliğin 6. haftasında artık kese oluşup oluşmadığını da merak ediyorduk. N95 maskem ile elimde kolonya şişesi, dışarıda daha az teması sağlamak için kimliğim ve hastaneye ödeyeceğim parayı da evde tam manasıyla hazırladıktan sonra tek başıma, evden ilk kez çıkmıştım. Bu arada o süreçte virüsün havada asılı kalma ihtimali de konuşulduğu için ortak kullanılan dar bir alana girmemek için onca katı asansörsüz inip çıkmıştım. Sonunda keseyi görmüş ultrason fotoğrafımı alıp eve gelmiştim. Hala kalp atışını duymadığımız için büyük bir sevinç yaşamadan yine stresli günlerimize devam ediyorduk, bu süreçte bir yandan online diyet çalışmalarımız ve çocukların evden eğitimi ile günlerimiz geçiyordu.

8. Hafta bebeğin kalp atışlarını da duymuştuk, mide bulantısı ve uyku hali hat safhada devam etmekteydi. Geçici olarak takibimi yapan hekim her seferinde ağırlık kontrolümü de yapmaktaydı ve henüz kilo artışı görmüyorduk. 12. Hafta İkili Test yaptırmış bebeğin genetik rahatsızlık olma riskini kan ve ultrason ile test etmiştik. 12. Haftada doktorumuz ağırlık ve kan basıncı kontrolünün yanı sıra cinsiyet tahminini de yapmıştı. Bununla beraber yine kilo artışı olmadan ilk trimester’ı yavaş yavaş sonlandırıyorduk. Bu arada o zamana kadar kullandığım tek takviye folik asit olmuştu.

——Anne adaylarına tavsiyem; İlk trimester’da yani gebeliğin ilk 3 ayında kilonuza çok dikkat edin. Çünkü süreç sonunda 5-6 cm olan bebeğinizin sizin ekstra beslenmenize ihtiyacı yok. Sadece bölünerek çoğalma derdinde olan bebeğinizin tek ihtiyacı folik asittir.  Bu nedenle ağırlık artışınızın sıfır olmasına özen gösterin. Bu süreçte hala düşük riskiniz bulunduğundan dolayı söktürücü etkiye sahip olan besinleri ve bitki çaylarını tüketmeyin. Çok fazla yeşillik tüketmeyin.

Covid-19 salgını ile ilgili biraz daha bilgiye sahip olmaya başlayan bilim kurulunun önerilerine göre yavaş yavaş rahatlamaya, zamanımızın bir kısmını özellikle de haftasonları sokağa çıkma yasaklarını çiftlikte geçirmeye başlamıştık. Çalışmaya aşık ve önceki doğumlarında bile sadece 15 gün izin yapan bir diyetisyen olarak Mayıs ayında haftada bir gün çalışmaya başlamıştım, çünkü artık işimi ve ofisimi çok özlemiştim. 16. Hafta itibariyle mide bulantılarımda azalma olmuş uyku hali yavaş yavaş azalmaya başlamıştı. Doktorum bebeğin zihin gelişimi için önemli olan omega 3, iyot ve kolin de içeren bir multivitamin-mineral takviyesi de önermişti. Bunun yanında zamanla demir takviyesine de başlamış bulunmaktaydık. 

——Anne adaylarına tavsiyem; düşük riskinizin azalması ile ve henüz çok büyümemiş karnınızın hareketlerinizi kısıtlamaması sebebiyle en rahat trimesterdasınız; bu zamanın tadını çıkarın. İkinci trimesterda özellikle sıvı tüketiminize ve lif alımınıza dikkat edin. Su hem anne karnındaki amniyon sıvısının artışı için önemli hem de hamilelikte sıklıkla görülen, demir takviyeleri ile de artan kabızlık problemi için gereklidir. 

Kabızlık problemi yaşayan hamileler için ‘Kuru Meyve Marmelatı’ 

Akşamdan 7’şer adet kuru kayısı, kuru erik ve hurmayı suya ıslayın. Sabah bu meyveleri blender’a atın üstüne 2 yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin ve yarım çay kaşığı toz tarçın ile blenderize edin, macun kıvamına gelen karışımı buzdolabına koyun, her sabah aç karna 1 tepeleme tatlı kaşığı yiyin ve üstüne yarım litre su için.

Şu an 24. Haftadayız yani 6. ay. Salgın açısından normalleşme dönemindeyiz, ama korunaklı çalışmaya ve dışarı çıkmaya devam ediyoruz. En çok merak edilen soru kaç kilo aldığım 🙂 Cevap veriyorum 2,5 kg bir artışım var. Bebeğin ağırlığı 600 gram. Yani haftasına, gününe uygun. Geçen hafta detaylı ultrasonografi yapıldı, çünkü artık bebeğin iç organları oluştu. Bu ay takviyelerime kalsiyum, magnezyum ve D vitamini içeren bir kompleks eklendi. Çünkü yavaş yavaş kas kramplarını hissetmeye başladım. Artık bebeğin hareketlerini net hissetmeye başladık. İlk gebeliğini yaşayan anneler genellikle 20. Haftada, tecrübeli anneler ise 18-19. Haftalarda bebeğin büyümesi ve hareketlerinin kuvvetlenmesi ile bebeğin hareketlerini hissetmeye başlarlar. 

Şimdilik bizde durumlar böyle; 2. Trimester henüz bitmedi. Maksimum 3 kg artış ile bu trimester atlatılır ise son trimesterda da 5 veya 6 kg artış ideal olacaktır. 

Genellikle takibini yaptığımız gebelerde de 9-10 kg artış ile doğuma gittik ve bebek doğum ağırlığı 3,000-3,400 kg oldu. 

——Anne adaylarına tavsiyem; ödem sıkıntılarınızın artmaması ve sizin değil de bebeğinizin büyümesi için son trimesterda proteinli beslenmeye dikkat edin. Mutlaka günlük proteininizi tüketin. Tuz tüketiminizi azaltın. Gebeliğinizi maksimum 10-12 kg artış ile tamamlamaya çalışın. Unutmayın ki gebelikte alınan fazla kilolar lohusalık döneminde anneyi mutsuz eder, çocuğu ile geçireceği verimli zamanları bile etkiler.

Allah isteyen ve hakkıyla anne babalık yapabilecek her bireye sağlıkla nasip etsin. Bebeklerimizi sağlıkla kucağınıza almamız dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir